6.08.2007

1 hafta yokum!

Tatil sezonunu açıyoruuuuuz!!! Bebekler ve biz, fethiye yollarındayız!

6.01.2007

Ayakkabılarım Canım Benim Canım Benim Sizi Ben Peek Çok Pek Çok Severim

Sezonu hizli hem de pek hizli actim diyebilirim... Bunda 2 hamilelikle ayaklarimin 1 numara buyumesi ve tum kadim dostlarim yani ayakkabilarimin ayakkabilikta oylece mahsun mahsun kalmis olmasina da baglayabiliriz esasinda. Kısacası ayaklar büyüdü ayakkabısız kaldı bu zavallı kul.

Basliyoruz:






THINK THONG!


Herseyin altina bu kadar mi guzel yakisir birsey? E tabi cok abiye veya fazla shik birseyden bahsetmiyorum ama gunluk kiyafetleri tek dokunusla ancak bu kadar tarz hale getirebiliriz. Ancak bir de thong var thong var tabi... Be resimdeki gibi yanlari daha ayak ucuna dogru bitenleri seviyorum. Bir de ayagin ortasina dogru gidip tabanla orda birlesenleri var.








Thong dedim de, son 2 yilin Beach hit'i Havaianas basit ama stil sahibi bir terlik. İşte bu benim sahip olmak istediğim model ve renk. Bilemiyorum bulabilecek miyim..


Bu arada yarı değerli taşlarla süslü olanları da çıkmış duyduğuma göre. Süreyya Yalçın modelinde gezmeye niyetli olan arkadaş varsa duyurulur:)





ALTIN YUMURTLAYAN TERLİK








Yaldır yaldır dedi ashko ama beni caydiramadi... aldim onu... afiyetle de giyiyorum...









KISKANANNAR ÇATLASIN AYAKKABISI








En çok da alakasız renkte eteklerle yakışıyorlar...








İŞİ BİLİCEN İŞE GİDİCEN







İş kıyafetleriyle super tamamlayıcı olacak...

















SİYAH AYAKKABI AÇIĞINA SON -1



Dolapta bir sürü siyah ayakkabı vardır ama hep siyah ayakkabıya ihtiyacınız vardır ya...













SİYAH AYAKKABI AÇIĞINA SON -2





















BABET!







Ah bi de kiloları versem popoyu küçültsem de skinny kotla giyseem!













POSITANO HATIRASI


Bu terliği geçen yaz Positano'dan almıştım. Buraya koymadan geçemezdim.

Romantik bir köşe arayanlara şiddetle tavsiye! İtalya'nın Amalfi Coast denilen sahil şeridinde yer alan bir şirin yerleşim birimi Positano... Denize resmen 90 derece inen bir sahil üzerinde rengarenk minik binalar, minik bir kilise, sahil boyu deniz ürünleri restaurantları... Kafanızı nefis risottolara gömüp arada çıkarıp gelato yiyip sonra da aşkınızla kumsalda ay eşliğinde öpüşüp koklaşınız...



ÇİRKİN RAHATLIK...




Crocs... Hamileliklerimi bunlarla geçirdim... Yazı da bunlarla geçirecem gibi görünüyor...









E daha nolsun...

5.18.2007

Huysuz bebek kalmasin

Benim hayatimda cok onemli bir konu, sut tartısı...

2 bebekten sonra yasadigim ve ogrendigim seyler arasinda onemli bir yeri olan bilgi sudur; karni tok, gazi olmayan ve sicak bebek huzurludur, uyur da uyur. Uyudukca da buyur. O uslu bir kizdir/oglandir.

Soyle bir senaryoyu yasamayan cok az kisi vardir sanirim: Bebeginiz acikmistir, emzirirsiniz. (Bir emzirmede her 2 gogusun de verilmesi tavsiye edilir. Ancak son sut denen, o gogsun dibindeki daha yogun ve besin degeri yuksek olan kismi da mutlaka vermek gerektigi icin bir gogsu erken birakip digerine gecmemek de gerekir.) Bir sure sonra bebegin gozleri kaymaya baslar, mayismistir. Cunku mayismak icin butun sartlar hazirdir; Orada sicacik ve anne kokusunda karnini doyurmak icin emerek yorulmaktadir. Her mayisma doyduguna isaret degildir cunku bebek, bir ogunde almasi gereken miktarin %70ini alarak doyuma ulasmis hisseder ve mayismanin da etkisiyle bir an once uyumak ister. Iste tam o anda anne, tamamdir bu tatli minik sey doydu der ve yari kaymis olan o minik seyi memeden ayirir.

Iste yanilinan nokta tam da burasidir. Ipucu yukarda sakli. Esasinda bebek %70 ini alip tamam bana simdilik bu kadar yeter demistir. Onemli olan bunu tespit ederek kacmasina izin vermemek, beslemeye devam etmektir.

Peki bu nasil yapilacaktir?

Uygulamaya başlamadan önce mutlaka doktorunuza da danismanizi tavsiye ettigim, benim cocuklarimi buyuttugum/buyutmekte oldugum yontemdir sut tartisi.


Evinize sunun gibi bir tarti aliyorsunuz. Bu doktorunuzun muayenehanesinde bebeginizi rutin kontrolunde tarttigi tartinin aynisi esasinda. Bebeginizi, beslenme once uzerinde ne varsa oldugu gibi tartiyorsunuz. Emzirmeye basliyorsunuz. Doydugunu dusunmeye basladiginizda da tekrar tartiyorsunuz. Almasi gereken cc 'yi almissa birakabilirsiniz, almamissa devam...

Soru: Almasi gereken cc'yi nasil bilecegim?
Cevap: Konu da bu zaten. Bu bir formul isi. Formul su (normal bebekte, prematurelerde degil);

0-3 ay: bebegin ciplakken o gunku kilosu x 180 / ogun sayisi.
3-6 ay: bebegin ciplakken o gunku kilosu x 150 / ogun sayisi

Orneklendirelim. Benim kizim su anda 5450 gr. ve 2,5 aylik. Dolayisiyla:
5450 x 180 / 7 = 140cc almasi gerekiyor ogun basina.

3. ay ile birlikte beslenme aralari acildigi yani ogun adedi de azaldigi icin kilo basina 150'den hesaplamaya basliyoruz.

Bebeklerimin ikisi de beslenirken uyuya da kalsalar, eger almalari gereken miktari almamislarsa mutlaka tamamlatmaya calistim. Gercekten cok da faydasini gordum. Bebegin ilerki yemek yeme aliskanliklarinin, ilk beslenmesinden itibaren olustuguna inananlardanim.
Bebeklerin karni tok olsun, guzel uyusun, cabuk buyusun:)

5.17.2007

Oh ne iyi geldi ama.......


Yarin sut tartisini anlatacagim dedim, ama bilin bakalim ne yaptim... Londra'ya gittim 2 geceligine... Gercekten cilgin bir is oldu bu, zira soyle bir seyahat dusunun: Valizimde bir sut cekme pompasi, bir saklama (buz) kutusu, 5 tane de buz akusu (hani mavi renkte, buz kaseti de deniyor) ile yola ciktim. Selfridge's in dibinde -hatta nerdeyse icinde diyebilirim- bir otelde kaldik. Ismi zaten the Selfridge's Hotel. Amac, merkezi yerlere yakin olsun ki, ben 3 saatte bir sut sagabileyim:) Hakikaten de usenmedik, 3 saatte bir otele donup sut cektim. Otelin mutfagindaki derin dondurucuya koydurdum, 2 gunde epeyce bir torba toplandi. Bebek hanim da burda daha once cekip sakladigim sutlerle beslendi. Son gun de kutuyu hem akulerle hem de 1 kova buzla doldurduk, bir de strec filmle iyice sardik. Kendimi organ tasiyormus gibi hissettim.

Ingilizler ilginc. Giriste seni didik didik ariyorlar, hatta bu sefer ayakkabi icin ayrica bir x-ray koymuslar, kirk tane asamadan sonra aliyorlar ucaga, ama bagajlari havaalanina giris dahil x-ray'den gecirmiyorlar... Hakkaten ilginc degil mi. Belki check-in'den sonra bir noktada senden habersiz aliyorlardir x'e ama sanmiyorum... Neyse, bagaja verdigim icin problem de yasamadik boylelikle, bu torbalar bu akuler nedir torbayi ac kendin tat falan yapilamadi...

Velhasil sutoslar sag salim geldiler... hafiften acilmalar vardi onun icin tekrar dondurmadim, bu 2 gun yari emzirmeyle karisik stoklari eritecegim.

Igneyle kuyu kazmak degil mi?

The Selfridge's Hotel'in derin dondurucusu otel otel olali boyle bisi gormemistir sanirim...
Oda servisini cagirip gelen adamin eline bir torba sut verip hadi canim doooru derin dondurucuya diye yollayip durduk. Artik ya kutsal bir isin aktorleri olarak gurur duydular ya da manyak bunlar diye sardirdilar bilemiyorum:)
Ashko'mun bu iki gunu beni simartmak hedefli bir organizasyon olarak adlandirmasi benim icin inanilmazdi. Gercekten de ne istesem tabi canim diye karsilik buldu:) Kocamla ilgili boyle seyler yazdigimda nedense kendimi Ayse Arman gibi hissediyorum. Kendini bi havaya sokmaya calisan ve kocasiyla ne kadar mukemmel bir iliskileri oldugunu surekli dillendiren bi sahsiyet olarak gorup kendisini cok antipatik ve samimiyetsiz bulurum. Neyse bu ara detay bir tarafa, bu iki gunluk kacamak canim esim tarafindan, son donemde hamilelik ve bebeklerle fazlaca mesgul olmus, yakinda 'domestisizmin karanlik kuyulari' adli bir kitap cikarmayi planlayan:)))) bir kadinin sessiz cigliklarina derman olmak uzere duzenlenmis bir kacamak oldu.
Degdi mi?
Of hem de nasil...........

PS. Yeni ayakkabilarimin resimleri yakinda burada...

5.10.2007

Kac Yil Gecti Aradan Ayriii Aayriii

Herkese merhabalaaar....
Yok yok coluk cocuk derdinden blogumu unutmus falan degilim, modemim bozuldu, ve sonra baglantilarimda sorun falan filan derken a-aaaa bir de baktim ki fena ara vermisiz...
Neyse yine burdayim.
Bu arada pek bir degisiklik yok. Kizim hizla buyumeye devam ediyor. Gece beslenmelerinin arasini yavas yavas acmaya basladi. Bu tabi en iyi haber..kendim icin:)
Oglumsa hergun bir ayri canavar. Su ara azi disleri hep beraber cikiyorlar garibimin, e tabi azasi geliyor kendisinin...
Boyle kisa bir sahalara donus girizgahindan sonra, yarin sut tartisini anlatiyor olacagim. Hani su emziren annelerin derdi, bebek doydu mu doymadi mi. Veya bebek neden beslendikten ve hatta tika basa doymus gibi mayisip kaldiktan 1 saat sonra feryat-figan aciktim besle beni diye bagirir? Iste bunlarin cevabini ve dermanini anlatacagim:)

4.19.2007

Eski Adetler... Yari 40 Banyosu, 40 Ucurma vs...

Her ay her yil bebek sahibi olmuyoruz, e oldugumuzda da her ne varsa yapmak lazim degil mi sooyle agiz tadiyla:) Eski adetler demistim gecenlerde... Lohusa serbeti, 40 ucurmasi vs gibi nefis adetler var. Eskiden bu tip seylere aman allahim ne kiro diye bakardim ve haykirarak kacardim, itiraf etmeliyim. Ama yaştan midir:) bilmiyorum, gercekten de hosuma gidiyor artik...

Yari 40 banyosu ve 40 Ucurmasini anlatmak istiyorum. Hem oglumda hem kizimda yaptim ikisini de.

YARI 40 BANYOSU:

40 gun bebek dogumundan itibaren cok onemli bir kilometre tasi. Hep 40 gun 40 gun derler ve ben nedir bunun kerameti diye dusunurdum. Bebegim olduktan sonra yasayarak anladim. 40. gunden itibaren bebegin hali tavri degisiyor, o artik 'kisi' oluyor. Daha bir farkli bakiyor, gazi gecmeye basliyor, emmesi kuvvetleniyor, kisacasi dunyaya alisiyor. Ilginctir ki tam 40. gunden itibaren bu degisikliklerin farkina varmaya basliyorsunuz. Neden budur ki, annenin lohusalik saltanati da 40 gun:) Artik naziniz sokmemeye basliyor (yapana tabi) Eskiden tabi lohusalik denen sey de bir ayri yasanirmis. Evin salonuna suslu puslu yatak kurulur ve anne orda yatarmis. Gelen ziyaretciler de anne orda yatar vaziyette otururlarmis. Komik bisey tabi gunumuz icin, ama annenin dinlenmesi icin faydali bir durummus. Tabi 40 gun yatmazmis anne, yari 40 banyosu da bu demek. 20. gun anne ve bebegi seremoniyle banyoya sokarlarmis, cunku 20. gun sonunda hem anne dinlenmis hem de bebegin gobek bagi dusmus olurmus.


Ben 20 gun yatmak ne kelime, birkac gun sonra disari attim kendimi ama bu banyo rituelini de bayila bayila yaptim. Banyoya giriyorsunuz, Oturup kucaginiza bebegi aliyorsunuz. Cikmadan once de iyi dileklerinizi soyleyerek bebege bir tas su dokuyorsunuz, tasin icine de:

1 kucuk taş - Taş gibi saglam olsun

1 altin - Omru bereketli olsun

diye koyuyorsunuz.

Bir yumurtanin yarim kabuguyla da birkac defa su dokuyorsunuz ki yumurta gibi tok, butun ve saglam olsun...


40 UCURMASI:

Eskiden bu 40 gun bebegi disari cikarmazlarmis. (Artik tabi birkac gunlukten itibaren cikariyoruz.) Dolayisiyla 40. gun disari cikmasi de ayri bir seremoniymis. Her ne kadar onceden cikarilsa da artik, yine de 40.gun disari cikarma ayri bir keyifli is. 40. gun bebegi alip bir buyuge goturuyorsunuz. Hazirlanmis

1 yumurta

Birkac tane seker

Biraz beyaz ip

oluyor.
Iyi dilekleri soyleyerek ipi basina koyuyorlar, uzun bir omru olsun saclari saglikla beyazlasin diye:)

Yumurtayi veriyorlar, yumurta gibi tok, bereketli bir omru olsun diye:)

Sekerleri veriyorlar, seker gibi tatli bir insan olsun diye:)


Evet hepsini de yaptim, ve cok da sevimli buluyorum:) 40 ucurmaya gelmek isteyen varsa bekliyorum! Yumurtalarim iplerim hazir:)

4.04.2007

Bebek Sekerleri

Okazyon oldu mu isin süsünü püsünü boyle fazlaca seven biri olarak elbette oglumun da kizimin da dogumlarinda gelen misafirlere bebegin bir hatirasi olarak verilmek uzere mini mini sekerler yaptirdim. Bunlar hastane odasina koyuluyor, sonra eve geciriyorsunuz, gelen herkes aliyor birer tane. Bu isi yapan birkac firma var Istanbul'da, her keseye gore de secenekler var. Ancak bu magazalardan yaptirmak yerine insan kendi de yapabilir ve cok daha da keyifli olabilir. Ferforje agaci yaptirmak kolay olmasa da su cicekcilerde olan uzun dekoratif dallar oluyor, mesela onlar kullanilabilir ve dallara mini boncuklar veya ponponlar yapistirilarak bunlara cikolatalar, sekerler asilabilirü kurdelalarla suslenebilir. Burada minik kutulara bademli drajeler koyulmus, bu kutularin benzerleri Eminonu'ndeki toptancilardan bulunabilir. Bulunamazsa da cikolatalar asilabilecek duruma getirilebilir.

Esasinda eskiden ne guzel adetler varmis, lohusa serbeti mesela... Bu, ozel bir seker. Aktariyelerde kalip seklinde satiliyor, icinde binbir turlu baharat var. Rengi kipkirmizi. Olcusune gore suya atip kaynatiyorsunuz, ev sahane kokuyor. Gelenlere de isteyene sicak isteyene soguk servis yapiyorsunuz, uzerine de dovulmus ceviz, findik vs atiyorsunuz. Bunun mantigi da hos, esasinda bu serbet lohusa annenin sutunu getirmeye yardimci oluyor. icindeki baharatlar ve seker (yeni nesil inanista sekerin sute bir etkisi olmadigi soylense de, besin degerini artirdigini dusunuyorum ben) buna faydali. Gelen herkesle bir bardak icse anne, tosuncuk gibi olur fosur fosur da sutlenir :) Neyse, oglumun dogumunda bir hevesle kaynatildi evde serbetler... Ben boyle eski adetlere de bayilirim, 40 ucurmasi, yari kirk banyosu vs gibi seyleri kacirmam:) -Bu adetleri de onumuzdeki bir yazıda anlatacağım- Gelin gorun ki butun serbetler elimizde kaldi. Cunku hadi size lohusa serbeti getiriyim dediginizde herkes her an diyette oldugu icin 'aman aman yok ben almiyim, mıkır mıkır...' gibi cevaplarla karşılaşıyorsunuz. Ya da o da ne diye soran da oluyor. Rengini gorunce dudagini degdirip fincanı kenara bırakanlar da:) Yakın olanlar sardırılmaya musait tabi bu durumda:)

Neyse, bir de yeni adetler var. Mesela hastane odası süslenmesi. Süs-püsün de bir dozu var:) Bana bu kadar saçma gelen az sey vardir heralde. Hastanede kalirken koridorda boydan boya habire yuruyorsunuz ameliyattan dolayi, ve ister istemez acik kapilardan iceri gozunuz kayiyor. Aman allah ne odalar var! Kadin para verip odayi bu hale sokturmus inanamiyosunuz... Odadaki kucuk yuvarlak masa saten ortu ile kaplanmis yere kadar, etrafini kurdela ile baglamislar. Yatagin etrafi tullerle sarilmis!! :) oraya buraya balonlar baglamislar.... Perdelerden tuyler sarkiyor... Icersi Alice Harikalar Diyari gibi... Hani sunu yapmak istiyorsunuz, birkac arkadasinizi toplayip kapidan kafanizi uzatip iceriyi isaret parmaginizla gostererek hihohaaaa hihahohaaaa diye gulup kacmak istiyorsunuz...
Neyse, benim tek süsüm iste bu hatira sekerleriydi. Dilek agaci gibi oldugu icin ayrica bir hos gorunuyordu bana gore:)
Eve ciktiktan sonra bir arkadasimiz da bunu yollamis. (Ustu daha kalabalikti) Cicege alternatif yeni moda oldugunu anliyorum. Cok da shik gorunuyor.






4.03.2007

Bebeklilik, Ask, Seks


Iki bebek sahibi ve 2. dogumunun uzerinden henuz 1 ay gecmis bir duble anne olarak dusunuyorum... peki bu yogunlukta askimiz ne olacak?
Tamam dogumgunu gecem ekstra bir durumdu, daha lohusa denen donemdeyim, geceleri minik bebek emzirmekle geciyor, uykusuzum falan filan. Normalde bir dogumgunu nasil gecerdi? Basbasa guzide bir yemek yenirdi, sonra belki birkac dostla bulusup geceye hareket katilirdi, eve gec saatlerde donulup hareketlendirilen geceye devam edilirdi...
Ben sansli kadinlardanim, ashko bir kadinin romantizm adina keyif aldigi seylerden haberdar olup kendisi de bizzat keyif alan bir adam. Bu, gercekten bir evlilik icin muthis onemli. Ama kadinin bundaki rolu de muthis muthis onemli tabi. Su ara hic de ask kadini gibi degilim oysa.


Neden mi... Surekli emzirmek ve dogum sonrasi hormonlarin kendini ordan oraya atmasindan dolayi surekli terli durumdayim. Evet dus diye birsey var, ama cikar cikmaz yine terlisin yine terlisin, banyoda kendine bir yasam alani kurman lazim.

Neden mi... ben aman kilo almiyim dur sundan yemiyim diyen bir kadin olmadim hamileliklerimde. Canimin cektigini yedim elim cikolata kutusundaydi, o gun cayin yanina cheesecake, bugun kahvenin yanina pasta borek tadinda takildim. Dogal olarak bir suru kilo aldim. Veeee.... bunun sonucu olarak da.... geceleri horluyorum... Evet bu korkunc bi itiraf ama yasadigimi inkar edemem... ben artik tombul ve geceleri horlayan bir kadinim...
Neden mi... ameliyat yerimin iyilesmesini bekledigim icin kapkalin kenarli kilotlar giyiyorum...
Neden mi...
e daha ne olsun...

Yazdiklarima soyle bir baktim da, bir de surekli pastirma, sogan falan yiyip ''hohhhh... kocacim bugun nasilsin gunun nasil gecti'' diye gezsem tamam olacakmisim artik ben:):)
...
Hersey bir tarafa, ashko bir gun bile aman sen de soyle oldun boyle oldun demedi, gercekten kendimi kotu hissettirmedi. Aksine tontis yanaklarla mutlu olmaya calisti:)

Acaba hayat eski hizina doner mi...

3.21.2007

Trallalaaaa...Bugun benim dogumgunum!

Dogumlar, dugumgunleri bitmedi... Bugun de benim dugumgunum. 33 olduk saka maka. Yolun yarisina 2 yil var. Ha gayret...
Aksam bebekleri anneanneye emanet edip ashko ile disarda guzel bir yemek yemek iyi fikir. Ama daha iyi bir fikrim var sanirim: Bebekleri anneanneye emanet edip icerde TV karsisinda sizmak... Geceleri yorgun dusuyorum. Minik abi iyi uyuyor ama Minik hanim 3 saatte bir besleniyor. Beslenme gaz cikarma toplam 1 saat suruyor ve geceleri 2ser saatlik evtervallerle uyuyabiliyorum/ruz. Bu yuzden bana bu aksamki guzellik bu yatak molasi olacak:) E heralde pasta da gelir bir tane, ufleriz 33 mumuzu (kesin temsilen 3 tane olur:)
Vay be... dogumgunum olacak daa, ben evde dinlenmeyi hediye edicem kendime... vay vaaay vaaayyy....
Butun taze anneler boyle mi acaba??

3.14.2007

Emzigimi ver!!!

Gulerek geldim ben:)

Iki kardesin karsilasmasi enfes oldu... Ben hastane odasinda yatakta, kurabiye de benim kucagimdaydi, kardesi ve babasi iceri girdiler. Bu ani hayal etmistik esasinda... Oglumun elinden tutacakti babasi, yuruyerek iceri gireceklerdi. Oglum yalpalayarak da olsa tek elinden tutunca yuruyor allahtan, hayalimiz gercek olabildi:)


Oglumun yakasinda bir de madalya vardi:)
Saskin, donmus gibi bakti birkac saniye, annem neden burda yatiyor burasi neresi o minik sey de ne aman allahim bu sey ses de cikariyor..bu ne yahu hakkaten? tadinda bakistilar bir sure. Sonra babasi kucagina aldi yatakta yanimiza oturdular. Sonra kardesine uzatti elini. Once dizine dokundu. kemigi hosuna gitti soyle bir ovaladi elinde. Sonra yuzune dogru goturdu elini. Elinin ayari olmadigi icin hafiften uzaklastirdik:)

Eve donus senlikti. Su anda evimiz kadinlar matinesi gibi. Mutfaktan surekli bir cay karistirma sesi geliyor:) Birazdan kapidan Riza Silahlipoda org calarak cikacak gibi. Ooooo buyuk hala da burdaymis hosgeldiniz efemmm.... dimtiss dimtiss....

Kurabiye hanim hastaneden 2850 cikti. Emmesi cok kuvvetli degildi bu yuzden. Dun itibariyla dogum kilomuzu yakaladik. Emmesi de dun itibariyla degisti, cok ilginc bir bag var arasinda. Bugun resmen artiya gectik... Nanisler dolmaya basladi, kibrit parmaklar da:)
Ilk anımız da soyle...
Birkac gun once kizimin 1 hft doktor kontrolu vardi. Oglumu da aldik oyun okuluna birakicaz. Arabanin arkasinda ortadayim, sagimda oglum solumda kizim. Kizimi emzige alistirmaya calisiyorum oglumda uykuya gecme icin cok faydasini gordum. Agzina emzik verdim emmeye basladi. Tam o esnada sagimdan bir atak geldi hiyyyaaaaaayyt diye... Oglum emzigi istiyor! :) E o da daha emzik bebegi.. Ona yatmadan once veriyorum sadece, onun icin vermedim, atak devam etti tabi onda var bende niye yok, o benim, emzigimi ver kucuk sey!

3.07.2007

KIJ GELDIIIIIIIIII !!!!!!!!!!!!

Minik kij geldi:)
03.03.2007'de 3120 gr 47 cm bir kurabiye hanim aldik kucagimiza...

Hersey yolunda gorunuyor simdilik.. sut geldiydi gelmediydi, emdi de kac emdi safhasindayiz, bir taraftan da minik oglum yeniliklere alismaya calisiyor:) Kah komik, kah duygu yuklu anlar yasiyoruz...
...
Kurabiye hanim ve minik abinin maceralari..... pek yakinda! :)

herkese opucukler.......

2.25.2007

Kizima Baby Shower...


Bu da ne, ozenti bisey ne gerek var diye dusunenler vardir eminim... bana sorarsaniz acayip faydali, eglenceli ve dogumdan once butun kizlar toplandik toplandik modunda nefis bir gun gecirebildiginiz bi okazyon...

Kiziminkini gecen hafta yaptim...
Acayip faydali olmasi surasindan... Boyle bir gun organize ederek, bircogunun degistirme karti olmayan ve tarziniza uymama ihtimali olan 20 tane body, 20 tane battaniye, 20 tane pijama, 20 tane hirka gelmesini onlemis oluyorsunuz. Kisaca bir baby shower (ya da Turkcelestirelim, bebege hosgeldin partisi) nasil oluyor anlatayim; yakin bir arkadasiniz sizin icin organize ederse daha hos. Siz gidip belirli bebek magazalarindan begendiginiz seylerin listesini yapiyorsunuz. Evet aynen oyle, isin zevkli tarafi sizde.. organizator arkadas davetlilere bu listeyi iletiyor, ve davetliler de gidip aynen evlilik listesinde oldugu gibi bu listeden alisveris yapiyorlar. Mothercare ve Joker bu durum icin hazirliklilar, yani listenizden bir sey herhangi bir magazalarindan alindiginda digerlerine haber gidiyor ve listeden dusuluyor. Boylece duplikasyon olmuyor. Diger magazalardan da hediye secerseniz su olabilir magaza ile anlasabilir ve birkac kisi ayni seyi alir getirirse karti olmasa da degistirebilirsiniz.

Peki o gun neler oluyor... Bir kere evi suslemek havaya girmek acisindan cok onemli. gelen bebegin cinsiyetine gore tuller, balonlar, nazar boncuklari vsvs ortama cok sey katiyor. Ayrica anne adayinin oturacagi koltuga da ozel birkac birsey yapmak lazim...


..ve gunun belki de en onemli olayi, eglenceli oyunlar... Bunlar da bebek esyalariyla hazirlanmis senaryolar, ve gercekten cok komik seyler oluyor... Her bir oyunun sonunda da kazanana vermek uzere mini bir hediye hazir etmek lazim...


Oglumun babyshower'inda, oynarken gulmekten catladigimiz birini anlatmak istiyorum... Bebek bezlerine birbirinden farkli bebek mamalari suruldu. Goruntuyu tahmin edersiniz... bezler numaralandi. Hangisinde hangi mama var hakem notunu aldi. Herkes bezleri yalayarak ve koklayarak mamanin icinde olan sebze-meyveleri tahmin edip yazmak zorundaydi. Olusan goruntuleri anlatamam yasamak lazim... herkes iyk boyk oyk tadinda bezleri yalayip icindekileri yazmaya calisiyordu bir taraftan da herkes cok egleniyordu:)) En cok tahmin eden kazandi...

Kiziminkinde de super oyunlar vardi. Agizda emzikler sessiz sinema oynadik... anlatan bir taraftan emmek zorundaydi... Bir de biberobowling vardi. Dizilen biberonlari topla vurup en cok deviren hediyeyi kapti...




Ben, gelenlere gunun hatirasi olarak minik birer hediye de hazirliyorum. bunu yapmak sart degil ama hos oluyor. Kiziminkinde vermek uzere lavanta keseleri yaptirdim anneme. Kokos oldular fena halde... Uzerinde de kizimin ismi yaziyordu:)

Gunun sonunda da herkes deftere dogacak olan bebege notlar yaziyor ve yillar sonra kendisine verilmesi uzere saklaniyor bunlar.. Duygu yuklu anlaaar...

Oglumun partisi daha gecen yil oldugu icin ve bircok seyini kizim da kullanacagi icin hediye listesi yapmadim. Oyunlar, pastalar borekler falan cok eglenceli bir gun gecirdik...


Bu kadar taze tecrubeden sonra bu isi is edinmeyi de ciddi ciddi dusunmuyor degilim hani... :)

2.22.2007

Biberon:

Bu konu tartismali... Bebek biberondan icmeye hemen alistirilmali mi alistirilmamali mi... Alistirmamali diyen kisim biberondan daha cok aktigi icin anne memesini reddeder gorusunde.
Mesela artik yorgunluktan surunurken annenize veya bakiciya veya esiniz de olabilir:) bayragi devredip uykuya teslim oluyorsunuz ve cektiginiz sakladiginiz sutleri o kisinin vermesi gerekiyor. Bu, benim haftada birkac gece yaptigim birsey oldu ve hayat kurtardi diyebilirim. Ozellikle lohusalikta annenin gercekten dinlenmeye ihtiyaci var.
Anne memesine en yakin biberonun (başlığı tabi) da Avent olduğu dusunuyorum. Ben gercekten severek kullandım kendisini. Ve oğlum dogdugundan itibaren de gerek sutumu gerek mama takviyeyi hep 0 baslikli Avent kullanarak verdim. Hic bir sorun da yasamadim.

Emzik:

Bu konuda da tartisma ciddi.... Alistirmali mi alistirmamali mi. Sonra biraktirmak buyuk izdirap diyen de var, emmek bebek icin onemli bir rahatlama ve psikolojik destek, emzik iyi birseydir sevelim kendisini diyenler de...
Oglum emzik kullaniyor ama sadece uyurken. Gun icinde istemez ihtiyac da duymaz. (Zaten net olarak isteyemez 1 yasinda o minik adam:) Ben buyuk faydasini gordum, emzigi verdigimde artik uykuya gecileceginin bir isareti olarak hayatimizda bircok sey degistirdi. O anda gozler uyku moduna gecer. Bir de uyku battaniyemiz var, onu da verdim mi eline oh tamamdir durum.
Buraya kadar iyi guzel de tabi biraktirma gunu geldiginde uykuyu ne yapicaz bilemiyorum... Battaniyeyi emer belki..
Emzikte de bebegin agiz icine en uygun olanin (ve dis damak yapisina zarar vermeyenin) Nuk oldugu soylenir. Ben de Nuk kullaniyorum, aramiz iyi...

Sut Torbasi:

Anne Sutu gercek bir mucize... reklam slogani gibi oldu..

Ama soyle bir hassasiyeti var, tamamen arz-talebe gore calisan bir mekanizma var icerde. Yani bebek ne kadar cekerse ne kadar sık emerse o kadar cok sut geliyor.

Sutu artirmaya yonelik binbir turlu tavsiye var, sunu ye sunu ic, bununla bunu kaynat ve sonra onu suraya koy sonra bunu ekle ic bak neler olacak falan gibi. Ben sutu artirmanin sadece 1-bol su icmek 2-sık sık cekmekten (bebek emmesi dışında makine ile) gectigini savunuyorum.

Bebek ilk zamanlar takribi 2-3 saatte bir acikiyor ise arada mutlaka her 2 gogsu de cekmek lazim. Aman biriken sut cekince gidecek, bebegin emmesi icin kalmayacak diye dusunmek hata. Cunku dedigim gibi, arz-talep meselesi, yani daha cekerken yeni sut yapilmaya baslaniyor.

Tabi ilerde sutun azaldigi gunler icin sut saklamak gerekiyor.

Süt torbasinda benim favorim Lansinoh. Çünkü kendinden fermuarli, ve baska markalar gibi baglamakla ugrasmiyorsunuz baglarken birkac dokmuslugum var iste o an bittigim andir...

Gogus Kremi:

Gogus yarasi yasayan veya yasayani goren var mi aranizda? Ben gordum ve acilarin kadini iste bu demek... Ya Allahım annelik nasil bi mucizedir, azap ceke ceke bebegini beslemek...

Ben ilk emzirdigim andan itibaren Lansinoh'un gogus kremini kullandim. Saf E vitamini oldugu icin her emzirmeden once temizlemeye falan da gerek yok bebege hicbir zarari yok. Her bir emzirmeden ve cekmeden sonra tazeledim ve hayatim aylarca boyle gecti. Artik gogus uclarinin iyice sertlestigini gordukten sonra zaten biraktim ve boylece yarasiz beresiz yirtmis oldum bu isten...

Kesin tavsiye ediyorum...

Oyun Parki:

Süper gereksiz bir icad. Onun icinde mizlamadan 5 dk duran bebek ancak oyuncak bebektir. Tamam anliyorum arada en azindan tuvalete gitmek icin bebegi bir yere birakmak zorundaligi olabiliyor, ama ayrica bir oyun parki almanin manasi yok diye dusunuyorum.

Teri Önleyici Yatak Koruyucu:

Yazin her uykusunda sucuk kivamina gelen, saclar baslar yapismis kalkan oglumu bu durumdan kurtarmak icin herseyi denedim. Boyle bir urun oldugunu gorunce de atladim hemen aldim hemen taktim. Ustu filen gibi olan yatagin uzerine koselerdeki lastiklerle takilan bir sey bu. Ama almayin derim, ise hic ama hic yaramiyor...

...

Devami gelecek...

2.15.2007

minik kıj geliyooooorrr!!!!!!!

Kizimi 15 Mart'ta bekliyorduk...
Oglumdan kalan bir psikolojik bi durumum var, bana son zamanlarda birseyler aksi gidecek gibi geldi hep. Sebebi su, oglum son birkac haftaya girdiginde suyum azaldi ve artik hic kalmayana dek bekledikten sonra birgün doktorum e artik hadi esyalarini git al gel de dogurtalim seni dedi... Once sunni sanciyla 5.5 saat cabaladim dogurmaya calistim, sonra doktor farketti ki icerde bir aksilik var bebek oksijensiz kalmis, ve beni hemen apar topar kestileer... oglan disari cikti ki aaa... kravati var... yani kordon boynuna dolanmis, utanmasa papyon yapacakmis...
Dun doktor kontrolum vardi. Bir de baktik ki aa su azalmis.... Bildik senaryo...
Kontrolu siklastirmaya karar verdi ve dogumu da 10 Mart'a cekti...
Bana sorarsaniz daha erken olacak...
Ama bizimkinin daha hicbirseyi hazir degil!!!

Oda ayarlamasi yapilmadi, oglumu yan odaya gecirecegiz, onun simdiki odasini kizima hazirlayacagim, kiyafetler yikanip utulenip hazirlanmadi. Eksikleri alinmadi. Biberon emzik tirnak makasi banyo havlusu.......
Oglumun bir suru kuculenini kullanacak diye rahat davraniyordum, ama beni aldi mi bugun bir panik...
...
Neyse bu hafta hepsi hallolacak sanirim.. Ve bu arada dogum hazirliklari yapanlara faydali birkac bilgi aktarimi yapmak istedim... Biberona alıştırılmalı mı, anne sutunu neden ve ne kadarda bir çekmeli, hangi emzik neden iyidir, süt saklama poşeti incelikleri, piyasadaki sut pompalari ne durumda, vsvs. toparlayip yakinda paylasmis olacagim.

2.11.2007

Oyun Ruhun Gidasidir

1 yasinda bir oglunuz varsa (resimdeki benimki değil:) artik onu sürekli birseylerle mesgul tutmaniz lazim demektir. Sıkılması bir yana, beyinsel ve sosyal gelisimi icin artik buna ihtiyaci var. Evde tabi bir sure sonra artik birseyler kisirlasmaya basliyor. Kendi oyuncaklariyla ilgili ben soyle bir yontem buldum, 2ye ayirdim ve bir bolumu 3-4 gun sakliyorum, diger bolumle oynuyor; sonra saklamis oldugum bolumu cikariyorum ve yeni define bulmus gibi onlarla oynuyor, onlarin yuzune bakmamaya basladiginda diger bolumu cikariyorum... gibi devam ediyoruz. Tabi esasinda birkac saatte hepsini kesfedip sıkılıyor o ayri, ama tencerelere kasikla vurup ses cikarma, cesitli mutfak esyalarindan oyun uydurma falan gibi aktivitelerle destekliyoruz... :)

..Ben sansli bir cocuktum. 24 daireden olusan apartmanimizin onunde kocaman bir bahce ve benimle yaşıt 5 kız daha vardi. Boylece TV cocugu olarak buyumekten yirttim.

Oglum icin en buyuk kaygim bu simdilerde. Oyle bir sehirde yasiyoruz ki cocugun eline para verip bakkala yogurt almaya yollayamazsiniz. Elindeki uc kurus icin bir tinerci cikabilir karsisina. Iste bu yuzden ona sosyallesebilecegi ortamlar yaratmak zorundayiz. Evet cocugu olan arkadaslarla daha sık bir araya gelmek bir cozum, ama iste her zaman olamiyor...

Ben bu sosyal gelisim isini ciddiye alip oglumu oyun grubuna yazdirdim. Yaklasik 2 aydir gidiyoruz. Levent'te Gymboree diye bir okul burasi. (iyice abartip)1-2. aydan itibaren baslayabiliyorsun ve bildigimiz kur mantiginda ilerliyor konu. Su anda oglum 3. seviyede, yani 10-16 aylik cocuklarla beraber. Haftada 1 gun 1 saat gidiyoruz. Ilk birkac ders benim icin de cok ilgincti, cunku kendi cocugumla ilgili bir suru sey kesfetme firsati yakaladim. Ilk kez 4-5 cocukla birden ayni ortamdaydi, onlarla nasil iliski kuruyordu, oyunlara katiliyor muydu, gozuyle beni ariyor muydu, ne zaman sıkılıyordu, fiziksel gelisimi akranlarina gore nasildi, vsvs bir suru gozlemim oldu. Cok da keyif aldim.

Cunku oglum son derece mutlu oldu. Bu yasta baska bebeklerle oyun kurmak gibi bir durum zaten yok, sadece kisa iletisimler yasaniyor, ama yine de ortam, oyunlar, degisiklik onu cok mutlu etti.

Boyle toplu ortamlarda bebekleri annelerin yetistirme tarzlarina (ve elbette bebeklerin kişiliklerinin de etkisi var) göre cok guzel ayristirabiliyorsunuz. Kimi cocuk muthis anneci, annesinden ayrilmiyor, sosyallesemiyor. Genelde bu annenin de belki gizliden hosuna gittigi icin tersi icin ciddi cabalamiyor. Onlar ooyle dizdize oturuyorlar. Kimisi ozgur ruh, orda toplu oyun oynaniyor, onu tutabilmek imkansız kafasinin estigi yere emekliyor. Kimisi sen-sakrak, butun oyunlara katiliyor, egleniyor... vsvs daha bir suru tipleme var tabi.
Derse gelince, ortamda herşey (yer dahil) yumuşak içi sünger dolu renkli şeyler. Büyük objeler var, kaydıraklar, üstüne binip zıplamalık, sürünmelik, her türlü zıpırdamalık şeyler var. Bunlarla birşeyler yapılıyor.. birlikte şarkılar söylenip sabun baloncukları üfleniyor.. bir ara ortaya oyuncaklar dökülüp bunlarla takılınıyor.. jimnastikvari kas geliştirici şeyler yapılıyor..
cok sosyaliz coook:):)

2.07.2007

Mum ufleyen dudaklar itinayla yenir yeeeeeniiiiiiirrrrr

Evet... pasta geldi, iyki doodun sarkisi soylendi, saskinlasan minik oglanin misyonunu ani bi kararla devralan anne baba mumu ufledi, herkes alkislarken bizimki ppffht pppfffhtt diye ufleme efektlerine basladi:):):)

Guzel gitti hersey.. Bir o kadar da hizli gecen bir gun oldu. Bir hengame, bir gurultu, hoop diye bitti... Dekorlar cok havaliydi:) Dekorlarla ilgili basimiza gelmedik sey de kalmadi. Resimlerdekiler disinda 2 tane daha buyuk dekor vardi gelecek olan, biri Winnie the Pooh evi, biri de Mickey kafasi seklinde olan birsey. Bir arkadasimin sirketinden alinip gelmesi lazim. Ortaya cikti ki bunlarin ebadi yaklasik 2.5 m x 2.5 m imis. Haliyle normal bir araca sigmasi mumkun degil. Tam vazgececekken arkadasim sirketin kargosunu ayarladi ve uygun bir fiyata gelmesini sagladi. Ertesi sabah dekorlar geldi. Evin kapisi caldi. Kapidaki adamcagiz abla bunlar cok buyuk ve agir biz bunlari yukari tasiyamayiz konulu repligini aktardi. Yooo hayir yeter bu cile deyip asagiya indim ve gercekle yuzlestim: imkansiz bir operasyon uzerine israr etmenin bir anlami yok. Neyse birakin dedim ve evin girisindeki bahceye, kapinin iki yanina yerlestirdik binbir eziyetle:) Boylece hale jale butun mahalle burda bir kres acildigini sandilar sanirim.
Onemli bir detayi atlamamak lazim... pastasini kestikten sonra madalyasini taktik kendisine:):)
sonra da optuk optuk optuk optuk optuk optuk optuk optuk optuk optuk optuk optuk optuk optuk optuk optuk optuk optuk optuk optuk optuk optuk optuk optuk optuk optuk optuk optuk optuk optuk optuk optuk optuk optuk optuk optuk optuk ıptuk optuk optuk optuk optuk optuk optuk optuk optuk optuk optuk optuk optuk optuk optuk optuk optuk optuk optuk optuk optuk optuk optuk optuk optuk optuk optuk optuk optuk optuk optuk optuk optuk optuk optuk optuk optuk optuk optuk optuk optuk optuk optuk optuk optuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuukk....

1.29.2007

Kac yasindasin? -bi...

Eveeett..... minik oglumun dogumgunu geldi de cattiiiii..... nefis insan kendisi... hergun yeni bi show hergun yeni biseyle karsimizda...

5 Subat dogumgunu, biz 4 Subat pazar yapiciiz, ogleden sonra soyle rahat rahat takiliriz gelenler de rahat gelir...

Planlarimdan bazilarini yapamadim. Davetiyelerini kendim hazirlayacaktim. Duz krem rengi davetiye buldum, gittim guaj boya aldim, yere bisey serdim, guzel bi muzik koydum, oglumu oturttum, babasina da kollarini pozisyon aldirmak uzere tutturdum. Amac: avucunu yesil guaj boya hazirlanmis kaba sok, sonra davetiye uzerine baski yap. kafamda tabi nefis bi el izi olacak hayali var. Bizimki yuppiiiii tadinda oraya buraya damlatmaya minciklamaya basladi ve sahane annesi de boyayi biraz sulu hazirlamis oldugu icin bu aksiyonlar daha bir damlatma etkili oldu. Neyse 14 taneden sonra bizimki zaten sıkıldı, ama 14 te sadece 5 tanesindekinin yesil bir el izi oldugu anlasilir vaziyetteydi. Digerlerini insanlara yollasam kahve fali bakmaya calisanlar cikabilir.

Davetiye hayalim suya dusmek uzere. Yesillerin sagina soluna bu aksam mavi ve sari ile de deneyecegim belki onlardan birisi el gibi cikarsa diger sekilsizleri kurtarabilir...

Pazar gunu de B plani icin akmerkeze gittim davetiye alayim diye, hicbir sey bulamadim.

Neyse evde bir atraksiyon planliyorum. Kocaman bir platformda mickey mouse kafasinin icinin bos oldugu (hani basini yerlestirip resim cektirirsin) falan bir seyler buldum -bir arkadasimin calistigi firma yaptirmisti- onu eve taşıyacağız. Birkaç tane dev 1 seklinde balon almıştım. Happy Birthday banner zaten fix. bakalim dogaclama birseyler de cikar.

Pasta muhim konu. Ben Kurucesme'deki Dolce'yi ozel gunlerde pasta alinmasi gereken yer olarak ilan etmek istiyorum. Hem şık, hem lezzetli, hem farklı, hem özenli. Bir de önünden geçerken bir durun da mini brownie'lerden varsa 1 adet satın alın agziniza atin yolunuza devam edin. Zevk'in tanimini bir daha yapacaksiniz. Öglene dogru o zevk bombaciklari yeni cikmis oluyor ve hafif ılıkken daha bir feciler tabi.

Pasta disindaki menuyu de dogumgununden sonra anlatirim.

Bu arada, ogluma hergun mum yakip iyi ki dogdun sarkisini soyluyoruz ve ufleme egzersizi yapiyoruz. Henuz bir ise yaramadi ama bu is onun da hosuna gidiyor alkis yapiyor...

1.22.2007

Dunya Dondukce Bakici Sorunu Hep Olacak

Bu ikinci bakicimiz. Birincisinden iyi bir kazik yemistik. Her bir bakicili annede Bakici ve Kaziklar adli binlerce oyku vardir eminim. Neyse sonra simdikini bulduk. 6 ay oldu yaklasik, ciddi bir problem olmadi simdiye dek.
Asko ve ben ikimiz de yatili bakiciya karsi olduk hep. Evde pijamanla gezinip televizyon karsisinda birbirinle mirnasamayacaksan, evde hep bir yabanci varligini hissetmeyi cocugun gece agladiginda yanina kosmaya tercih edeceksen....i-ih bize gore degildi. Oglum zaten gece uyuyan bir bebek oldugu icin iyi de ettik sanirim. Haftada 2 gece kaliyor, anlasmamiz oyle, bizim de bu iki gece (pts ve cars) haliyle off gunumuz:) disari cikiyoruz, sosyal hayatimizi bir yerlerden yakalamaya calisiyoruz, sinema yemek falan filan. Duzen gayet iyi..

Eee peki sorun nerde...
Hal boyle olunca yani hergun gidip gelince bu sefer de kadincagiz eve surekli mikrop tasiyor. Dogal olarak hergun otobusle gelip gidiyor ve ister istemez bizim oglan ayda bir istisnasiz hasta... Evet biz Persembeden beri yine hastayiz... Bakicisiyla beraber hasta kalktilar o sabah, ve kadin 4 gun gelemedi, benimki surekli ates halinde, ben ise gidemedim, geceler kabus vaziyetteyiz. Bizimkinin adini Otuzsekiz olarak degistirdik. Otuzsekiz naber? Gunaydin Otuzsekiz.. Hadi yemek vakti Otuzsekiz.. ve versiyonlari... Bugun ates fena degil, 38 altinda. Sabah kadincagiz geldi ama ses mes berbat, kendisine gulegule iyiles gel dedim cunku anlamsiz bir mikrop paylasimindan oteye gidemeyecek bu sekilde.

Asko'ya sorsan bakicinin bizde kaldigi geceler ayni odada yatmamalilarmis, bu sorunun onemli bir kaynagiymis. E simdi bir ekstra odam var ama kizim geldikten yani Marttan sonra o oda onun olacak ve kaldiginda ayni odada yatmaktan baska careleri yok.

Benim bir malikaneye tasinmam lazim.....

Sooooyle Iskocya ovalarinda eski bir kaleden bozma falan... 83 odali bir yer. Bakicilar dizi dizi. hepsinin ayri odasi var.
-Yine hastalandin mi? ha tamam canim sen git oburu gelsin...
-Sen gorunen yerlerin mi tozunu aliyorsun sadece, cocugun odasinin kapisinin ustune elimi surdum 1 parmak toz bulasti elime.. 3 yilligina suruyorum seni.. Ekvatora gidiyorsun. 60 derecede calisip oradaki butun bebek odalarinin tozunu alip hayatini kazanacaksin.
-Aylardir bebegin dolabini bosaltip icini temizlememis ve esyalari oldugu gibi mi tutuyorsun? 5 milyon kere 'tertipli olacagim' yazacaksin.
-Senle anlasmamizda oglum emeklemeye baslayinca yerleri hergun elektrikli supurge ile alip halisiz yerleri silecegin yaziyordu ve sen kaytariyor musun... nobetcileer!!
-hmmm... sen aman canim ne olacak diyip bebegin beyazlariyla birlikte birkac koyu renk atip birlikte yikiyor sonra butun renklerin icine mi ediyorsun... bunu defalarca soylesem de birgun camasirlikta beyazlarla birlikte sallanan bir kahverengi suveter mi goruyorum... sana yuh diyorum.

Nihayetinde, camasirmis tozmus bir tarafa birakip en onemli seyin evladimiza nasi davranildigina bakmak durumunda kaliyoruz. Oglum cok mutlu, iliskiler gayet iyi. Sunun farkindayim ki her bir yonu istedigim gibi olan birini bulmam icin 4-5 kisi ayni anda calistirmak zorundayim cunku gercekten de herkesin herkese gore eksigi oluyor. Mukemmeli beklemek ve aramak hayal kirikligi. Makus kader deyip kotuye boyun da egmemek lazim tabi...

Sonuc olarak yatili mi gunduzlu mu derken boyle bir suru arti-eksi cikiyor...

Kimde ne oykuler var cok merak ediyorum....

1.11.2007

Şarap ve Aşk Şehri Porto....

I found my love in Portofino... değil Porto diyen bisürü insan olmuştur eminim... bebekleri bırakıp kocayla bi haftasonu Porto'da nehir kenarında elele gezip nefis şaraplar içip sonra uzun geceler geçirmek istiyorum. Şirin ve romantik bir şehir. Duoro nehri şehri ikiye bölüyor. Duoro, Altın demek...

Şehirde bir şarap firmasında tur aldık. Tur dediğim de yarım gün falan değil:) 20 dk sürüyor, sonrasında tadım yaptırıyorlar. İlginç bilgiler edindik tabi; Porto şarabı farklı 29 çeşit üzümden üretiliyor, 14 beyaz ve 15 kırmızı. Biraz daha tatlı bir şarap, bir noktada fermentasyonu kesip içine brandy katıyorlar. Ben aralarından en çok Vino Verde yani Green Wine/Yeşil Şarap dedikleri çeşidi sevdim. Bu, aperatifle içilen bir şarap yani yemek öncesi peynirle meyveyle filan. Yumuşak, genizde nefis bir tat bırakan ve hoş bir şarap türü.

Tabi hamilelikle şööyle keyfine vara vara içebildiğim şarap 1, max2 kadehi geçemedi:) ama şöyle birşey yaptık, saklanabilen türden 2 tane iyi şarap aldık getirdik, birini kızım doğduğunda açacağız, diğerini de oğlum evlenirken... Umarım doğru düzgün saklayabiliriz de sirke olmazlar. Ya da daha önemlisi, umarım o günleri görebiliriz. Oğlumun evlenmesine nerden baksam 30 yıl var:)

Porto'nun içinde kalmadık, 70 km mesafede Viana do Castelo diye biryerde dağda eski bir manastır var. Burayı renove edip gayet de güzel bir otel yapmışlar. Manzarası şahane, şöyle ki bizim odadan bir kilise ve arkasında aşağıda okyanus görünüyordu. Vahşi bişey. Resimdeki de otelin lobisi, çok şirindi. Ama 70 km ve sonra bir süre de dağ tırmanışı biraz zordu doğrusu, bir daha gitsem kesin şehir içinde kalırdım.
Porto, seyahatin son durağıydı. Gerçekten de keyifli bir şey yaptık. herşey yolunda gitti, yalnız dönüşte uçakta benim tansiyon biraz düşüşe geçti ve biraz korkuttu bizi. Yemeği geç verdiler ve tam yemeğimi yemeye başlamıştım ki düşmeye başladı... Neyse tuzlu ayran, vişne suyu, ayaklar yukarı, ekmek peynir falan derken yarım saatte normale döndü. Sanırım etraftakiler de bana bakıp e zaten senin ne işin var uçakta tatilde, müstehak sana falan demişlerdir:)

1.09.2007

Bussaco Sarayında 4 Gün

Evet ne diyorduk...

Saraaay....

Burası, Kral Carlos'un 1888de yapımına başlattığı ve 1907'de biten, ormanın ortasında, çok seksi bi saray... 1917'de otel olmuş. Kahvaltıda şampanya servis edilen ender otellerden biridir heralde... Yemekler falan gayet başarılı. Burası şöyle biyer,
1- birini etkilemek istiyosan götür
2- kocanla/sevgilinle full birbirine konsantre ve aşk dolu zaman geçirmek için git
3- bebekli falansan ve aman dur biraz kafamızı dinleyelim ormanda falan yürüyelim diyorsan git.

İçini olduğu gibi bırakmışlar diyebilirim, sonradan koyulan çok az şey var. Mobilyalar falan alıp seni direkt 17. yy'a götürüyor. Kral dairesini göremedik çünkü kalan birileri vardı ama çok merak ettim. Otelin mahzeni var, içinde 20bin.. evet 20bin şişe var... En eski şarap 1945 yılına aitti, 30 şişe kadar kalmıştı ellerinde.

Ormanda güzel yürüyüş parkurları var. 1600lerde keşişlerin inşa etmiş olduğu bir duvar çevreliyor.

Oooo.. gezelim görelim gibi olmuşum... pek de ciddi anlatmışım...

Oğlumun seyahat boyunca tek derdi emeklemekti. Kendisini sürekli yerlere atıp kedilik yapmak istedi. Artık belli bir noktadan sonra yok evladım olmaz orası pis'i falan bırakmak zorunda kalıyorsunuz çünkü zaptedemiyorsunuz. Tabi kastım sokak ortasında hadi yavrum sürün çamurlarda değil, ama otellerde lobide falan bıraktım yerlerde gezinip ona buna laf attı.

Ben seyahate bakıcı ile çıkanlardan değilim. İş güç derken zaten oğlumla doğru düzgün vakit geçiremiyorum, bir de tatile de bakıcı ile gidip aynı modu devam ettirmek saçma geliyor. Her dakkanın birlikte geçmesi de şahane oluyor doğrusu. Sarsılan canavar sesli minibüste yanyana sarsılmak, sarayın yerlerinde peşinde hamile hamile koşturmak, ormanlarda temiz hava almaya çıkıp alt değiştirmek, Lizbon sokaklarında yemeğini ısıtma peşinde bizzat koşturmak, elinde-kulağında telsizle yılbaşı partisi geçirmek.. nasıl olur da şahane olur..ama oluyor işte :) tabi süper kocanın yardımlarını atlamak büyük haksızlık olur...

Yarın: Veeee gelgelelim şarap şehri Porto'ya.....