
5 Subat dogumgunu, biz 4 Subat pazar yapiciiz, ogleden sonra soyle rahat rahat takiliriz gelenler de rahat gelir...
hala cool takılan anne...hala özgür hissetmeye çabalayan anne...hala şık olmaya çalışan anne...hala aşık anne...hala kariyer peşinde koşan anne...hala bi tane daha çocuk düşünebilen anne...yuh anne...
Ormanda güzel yürüyüş parkurları var. 1600lerde keşişlerin inşa etmiş olduğu bir duvar çevreliyor.
Oooo.. gezelim görelim gibi olmuşum... pek de ciddi anlatmışım...
Oğlumun seyahat boyunca tek derdi emeklemekti. Kendisini sürekli yerlere atıp kedilik yapmak istedi. Artık belli bir noktadan sonra yok evladım olmaz orası pis'i falan bırakmak zorunda kalıyorsunuz çünkü zaptedemiyorsunuz. Tabi kastım sokak ortasında hadi yavrum sürün çamurlarda değil, ama otellerde lobide falan bıraktım yerlerde gezinip ona buna laf attı.
Ben seyahate bakıcı ile çıkanlardan değilim. İş güç derken zaten oğlumla doğru düzgün vakit geçiremiyorum, bir de tatile de bakıcı ile gidip aynı modu devam ettirmek saçma geliyor. Her dakkanın birlikte geçmesi de şahane oluyor doğrusu. Sarsılan canavar sesli minibüste yanyana sarsılmak, sarayın yerlerinde peşinde hamile hamile koşturmak, ormanlarda temiz hava almaya çıkıp alt değiştirmek, Lizbon sokaklarında yemeğini ısıtma peşinde bizzat koşturmak, elinde-kulağında telsizle yılbaşı partisi geçirmek.. nasıl olur da şahane olur..ama oluyor işte :) tabi süper kocanın yardımlarını atlamak büyük haksızlık olur...
Yarın: Veeee gelgelelim şarap şehri Porto'ya.....